OPTİMUM Finansal Danışmanlık

İşletmelere Güncel Strateji Tavsiyeleri

Yazar: Sefer Levent

HAFTASONU Merkez Bankası önemli bir tebliğ yayınladı.

 

Merkez bu tebliğde yayınladığı kararlarla kur korumalı mevduat hesaplarında biriken 3.4 trilyon liraya ulaşan paranın dövize yönelmemesi için bankaların vadeli mevduatı daha cazip hale getirmesini hedefliyor.

Dün Hürriyet’te yayınlanan haberimizde ayrıntılarıyla verdik. Bankaların vadeli mevduat faizini yüzde 40-45 bandında çekmesi bekleniyor. Merkez Bankası’nın hedeflediği tutarlara ulaşamayan bankalar düşük faizli tahvil alıp bedel ödemek zorunda kalacak. Amaç devlete maliyeti ağırlaşan kur korumalı mevduat hesaplarında artık frene basmak hem de buradan çözülen paranın dövize yönelip kurları tırmandırmasını engellemek. Özetle Türk Lirası’nın cazibesinin artmasına çalışılıyor. Yeni planın başarılı olup olmayacağı önümüzdeki dönemde netleşecek.

Dünya ekonomisi çalkantılı bir süreçten geçiyor. Kendine has zorluklar da yaşan Türkiye de bundan nasibini alıyor. Böyle dönemlerde şirket yönetmek orta ve uzun vadeli kararlar almak da çok zor.

Kamuda uzun yıllar üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra özel sektöre geçen M. Cengiz Göğebakan geçtiğimiz günlerde bir gönderi yollamış ve tecrübesi ışığında şirketlere bazı tavsiyelerde bulunmuş.

İŞTE ŞİRKETLERİN ALABİLECEĞİ TEDBİRLER:

– Uygulanan finansal model ve kabullerin yeniden değerlendirilmesi,

– Kur ve faiz riski yönetimine yönelik finansal ürün alternatiflerinin kullanılması,

– Etkin gider ve maliyet yönetiminin ön plana çıkarılması,

– Üretim planlanmalarındaki optimizasyonların sağlanarak verimliliğin artırılması,

– Stok yönetiminin enflasyonist ortama uygun olarak yapılması ve firma likiditesini bozucu etkilerden arındırılması,

– Fiyatlama stratejisinin gözden geçirilmesi, rekabetten kopmadan ancak enflasyonun neden olduğu fiyatlama disiplinindeki bozulmaların önüne geçilmesi,

– Piyasa ve banka sistemine olan borçların yakından takip edilerek, enflasyonist ortamda borçlanmaların limitlerin izin verdiği ölçüde azami olarak kullanılması,

– Finansör bankalarla iletişimin açık ve şeffaf sürdürülerek, borçlanma imkânlarının artırılması için banka portföyü ile görüşmelerin etkinleştirilmesi,

– Banka dışı finansman imkânlarının (halka arz, bono/tahvil finansmanı ile çeşitlendirilmesi,

– Özellikle ihracat olmak üzere yeni pazarların aranması, sektöre bağlı olarak dijital pazarlama ve satış imkânlarının değerlendirilmesi,

– Vade / Yoğunlaşma / Karlılık / Tahsilat riski konu başlıkları altında mevcut müşteri portföyünün gözden geçirilerek nakit akışlarının etkinliğinin sağlanması,

– Tüm iş süreçlerinin gözden geçirilerek kârlılığı olumsuz etkileyen / etkileyebilecek tüm konuların masaya yatırılması ve önlem alınması,

– Ana maliyet kalemini oluşturan konuların belirlenerek bunların teminine yönelik farklı finansman olanakları ve odakları oluşturulması,

– Tüm faaliyet dışı harcamaların disipline edilmesi, faaliyet dışına çıkmış tüm kaynakların şirket içine alınarak özkaynakların güçlendirilmesi,

– Nakit fazlasına kısa sürede katkı sağlamayacak yatırımlardan kaçınılması, doğru vade ve uygun maliyette kaynak sağlanmayan yatırımlara girilmemesi.

Tecrübeli bir isim, böyle bir ortamda, işletmelerin üst yönetimlerinin; finans, stok ve üretim operasyonları ile pazarlama/satış başta olmak üzere tüm nakit akış süreçlerindeki fırsat ve risklerini etkin yönetebilmek için, doğru zamanda doğru tedbirleri almaları, strateji ve taktiklerini gözden geçirmeleri gerektiğini söylüyor. Dikkate almakta fayda var…

Yazının tamamı: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/sefer-levent/isletmelere-guncel-strateji-tavsiyeleri-42318573

 

Size nasıl katkıda bulunabiliriz?

Firmanızın sağlıklı bir mali yapıya kavuşması için uzman ekibimizin en iyi çözümü üretmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Birinci sınıf finansal danışman mı arıyorsunuz?