Ana içeriğe atla

OPTİMUM Finansal Danışmanlık

Bankalarda Kredi Portföy Yönetimi

Bu Yazıda Ne Anlatılıyor?

Kredi portföy yönetimi nedir? Bankanın tek tek kredi müşterilerinin risklerini aşarak tüm kredi stokunu risk, getiri, sektör, bölge, vade, ürün ve müşteri segmenti açısından bütün olarak izlemesi ve yönlendirmesidir.

Bu kapsamlı çalışma; kredi portföy yönetiminin amaçlarını, MIS ve CRM altyapısını, risk gruplarını, kredi amaçlarını, senaryo analizlerini, sektörel ve coğrafi yoğunlaşmayı, yetki mercilerini, ürün verimliliğini ve müşteri segmentlerini ele almaktadır.

BANKALARDA KREDİ PORTFÖY YÖNETİMİ

BANKALARDA KREDİ PORTFÖY YÖNETİMİ

Giriş: Bankaların risk emniyeti yüksek ve geri dönüş kabiliyetleri olan, karlı ve verimli bir kredilendirme yapabilmeleri için, kredi kararlarını; kredi talep eden her bir firma özelinde yapılacak detaylı inceleme – araştırma ve değerlendirmelere dayalı olarak almaları gerekmektedir. Nitekim her Bankanın, farklı kredi türleri ve farklı müşteri tiplerinin kredi taleplerini değerlendirme ve karar süreçleri geliştirmeleri doğal bir yaklaşımdır. Firmalar bazında kredi kararları alınırken;

  • Her müşteri bazında, müşterinin kredi değerliliğinin belirlenmesi,
  • Talep edilen kredinin amaçlarının ve firmaların finansal ihtiyaçları ile örtüştüğünün tesbit edilmesi,
  • Borçlunun fon yaratma kapasitesine uyumlu olarak,kredinin geri ödeme programının/ vadenin belirlenmesi,
  • Borçlunun kredi değerliliği ve kredinin vadesine göre fiyatlama yapılması,
  • Borçlunun kredi değerliliğine ve geri ödeme gücüne göre farklılaşacak teminat düzeninin oluşturulması, Gibi temel kredi karar süreçleri izlenir. Kredinin ve borçlunun niteliğine göre bazı farklılaşmalara rağmen, hemen hemen tüm Bankalarda kredi karar süreçleri yukarıdaki temel karar mekanizmaları çerçevesinde yürütülür. Ancak gerek her bir Şube bazında, Bölge bazında ve nihayetinde Banka bazında olmak üzere; kredi portföylerinin bir bütün olarak yönetilmesi amacıyla, ayrıca ve başlı başına bir çalışma yapılması da gerekmektedir. Bu ihtiyaç, ağaç- orman ilişkisindeki tümevarım ilişkisi gibidir. Nasıl ki; tek tek ağaçların varlığı ve bunların bakımı – büyütülmesi – gelişmeleri kadar, binlerce ağacın birleşiminden oluşan ormanın da genel görünümü – gelişim yönü – ağaçların yaş ve tür çeşitliliklerinin dengelenmesi – iklimsel etkilerinin de ayrıca değerlendirilmesi ve yönetilmesi gerekmektedir. Aksi halde “…ağaca bakarken, ormanı görememek…” deyişindeki gibi, bakış açısı eksikliğine dayalı değerlendirme hatalarına düşülebilecektir. Bu amaçla, her bir kredili firmanın; kendi kredi değerliliği – kredi limiti – teminatı – verimliliği – vadesi vs unsurlarının tek tek önemi olduğu gibi, Şubenin – Bölgenin- Bankanın da kredi portföyünü oluşturan tüm firmaların bütününün de kredi portföy yönetimi esasları çerçevesinde değerlendirilmesi ve yönetilmesi esastır. Bankaların kendi Kredi Politikalarını oluşturmaları ve farklı stratejiler geliştirmeleri amacıyla yapmaları gereken Kredi Portföyünün Yönetilmesi çalışmaları, Bankanın üst yönetimini oluşturan birimlerin en önemli faaliyetlerinde birisi olmalıdır.

Tekil Kredi Kararından Portföy Yönetimine

Portföy Yönetiminin amaçları: Banka yöneticileri, Kredi Portföylerinin Yönetimi süreçlerini; her birisi birbirinden önemli bir çok alt amaçla ve nihai olarak Bankaların kredi çalışmalarının bir bütün olarak karlılığı / verimliliğinin değerlendirilmesi amacıyla önemserler. Kredi Portföy Yönetimi çalışmalarının alt amaçları;

  • Üstlenilen riske göre getiri sağlanabilecek şekilde fiyatlama yapılabilmesi,
  • Üstlenilen risklerie göre, yeterli teminat düzeneği oluşturulabilmesi,
  • Bölgesel ve global bazda hedeflenen pazar paylarına ulaşılabilmesi,
  • Bankanın rekabet gücünün arttırılabilmesini teminen, kredili ürünlerin yönetiminin sağlanabilmesi,
  • Müşteri segmentlerine yönelik olarak, pazara dönük etkin kredili / kredisiz hizmet ve ürünlerin geliştirilebilmesi, Vb çeşitlendirilebilecek bir çok temel hedefe yönelik olabilecektir. Banka üst yönetimlerinin; Banka bazında ve konjonktüre göre farklılaşabilecek olan bu türden bir çok portföy yönetimi esaslarını belirlemeleri ve Bankanın kredi portföyünün profilini farklı parametrelere göre irdeleyerek, kendi stratejilerine göre kredi portföyü oluşturarak amaçlarına göre portföyü yönetmeleri gerekecektir. Aksi halde Banka yönetimlerinin, Kredi Politikalarını oluşturmaları amacıyla;
  • kredi pazarlama,
  • kredi değerlendirme,
  • kredi tahsis,
  • kredi izleme, fonksiyonları arasındaki koordinasyonu sağlamaları ve Bankayı hedefledikleri optimum büyüklük ve karlılık ölçütlerine göre yönetebilmeleri güçleşecektir.
Tek tek kredileri doğru değerlendirmek önemlidir; ancak bankanın toplam riskini yönetebilmek için ormanın tamamını da görmek gerekir.

Gerekli altyapı: Bankaların kredi portföylerinin etkin yönetebilmeleri için, güçlü bir MIS ( management ınformation system ) altyapısına sahip olmaları gerekmektedir. Bilgi sistemlerinin, mevcut dataları,bilgiye çevirmeleri, edinilen bilgileri ise anlamlı sonuçlar üretecek şekilde derleyerek karar süreçlerine katabilmeleri gerekmektedir. Kredi süreçlerinde en temel adım, kredi talep edenlerin kredi değerliliklerinin ölçülmesidir. Bu çalışmayı Bankalar, kredi türleri – rakamsal büyüklük – müşteri segmentleri bazında farklılaştırarak, kendi kredi politikaları çerçevesinde nüanslandırarak yapmaktadırlar. Zira Bankacılıkta, ( kredi değerliliği ölçülememeyen borçlunun riski, kredi riski değil, olsa olsa spekülatif risk olarak değerlendirilir ) argümanı, temel kabul edilmelidir. Kredi riskinin tek tek firmalar bazında ölçülmesini takiben, kredi portföyünün bu ölçüm sonuçlarına göre derecelendirilmesi gerekecektir. Zira ancak derecelendirilmiş olan bir kredi portföyü, karlılık ve verimlilik optimizasyonu amacıyla yönetilmeye uygun bir altyapı oluşturabilecektir. Bankalar, kredi risklerinin ölçülmesi amacıyla kullandıkları bilgi işlem sisteminde; kredili müşterilerine ait tüm bilgi ve verilerini, birbirileriyle ilişkilendirilecek şekilde ve bunlardan yeni bilgiler türetilmesine müsait bir veri tabanında tutmalıdırlar. Kredi Protföyünün Yönetiminde etkinlik sağlayacak bu sistemlerdeki bilgiler,sadece firmaların mali analizlerine yönelik verileri olmayacak CRM (customer relation management ) tabanını oluşturacak her türlü verilerini içerecek detayda olmalıdır. CRM tabanından beslenen etkin bir MIS raporlama setine dayanarak oluşacak karar mekanizmasının bütününe Kredi Portföy Yönetimi denilebilir ki, bu imkan Banka Üst Yöneticilerinin en önemli yönetim araçlarından birisi olacaktır. Aksi halde Bankanın yönetimi; direksiyon mili kopmuş olup, tekerlere komuta etmeyen bir aracın şöförünün hissettiği duygular içinde olacaktır. Portföy Yönetiminde baz alınacak alt parametreler, Banka Yönetimlerinin kendi vizyonları ile sınırlı olacak ve stratejlerinin detayları kadar alt parametrelere inilebilecektir.

Portföy Yönetimi Parametreleri: Aşağıda, en temel kredi portföy yönetimi parametrelerine değinilerek kısaca özetlenmeye çalışılmıştır. Pazara dönük satış aktivitelerini ve müşterilerinin kredi taleplerini;

  • Müşterilerinin kredibilitelerini ölçerek değerlendiren,
  • Kredili ürünlerinin risk derecelendirmelerini yapabilen,
  • Ekonomik gelişmeler ile mevzuat değişikliklerinin, sektörler ve iş kollarının kredibilitelerine olan etkilerini ölçürek, konjonktüre göre güncelleyebilen
  • Kredi portföyünü, ölçüm sonuçlarına göre derecelendirebilen,
  • Müşterilerine ait gerekli tüm verileri, veri tabanında işlenebilir halde tutabilen, Bankaların, kendi kredi politikaları ve stratejileri doğrultusunda, bankanın karlılık ve verimlilik optimizasyonunu sağlayabilecek şekilde kredi portföylerini yönetebilmeleri mümkün olabilecektir. Aşağıda özetlenmeye çalışılan ve banka özelliklerine göre arttırılabilecek olan portföy yönetimi parametrelerinin tek tek değerlendirilmesi yerine, birbirleriyle ilişkilendirilerek, çoklu ilişkiler bazında portföy değerlendirmeleri de yapılması gerekecektir. Kredi portföyünün Risk Gruplarına göre dağılımı Kredi taleplerini, müşterilerinin kredi değerliliklerini ölçerek ve ölçüm sonuçlarına göre müşterilerinin risk gruplarını belirleyerek, kredili müşteri portföyünü derecelendirebilen Bankalar, bu konudaki temel adımı atabilmişlerdir. Öyle ya, onbinlerce kredili müşterinin her birisinin kredi değerliliği en yüksek seviyede olamayacaktır. Zaten kredi değerliliği yüksek olup da riski en düşük seviyede olan müşterilerin, prensip olarak verimliliği de düşük olacağı için; Bankaların karlılık hedeflerine ulaşabilmeleri amacıyla; kendi kredi politikalarına göre, “ makul “ ya da “ taşınabilir “ olarak gördükleri riskleri de almaları gerekecektir. Nitekim; kredili müşterilerin kredi değerlilikleri düştükçe; teminat talepleri artacak – fiyatlama seviyeleri yükselecek – vadeler kısalma eğilimine girecek vs.vs. Önemli olan Bankanın kredi politikaları uyarınca; girilebilir – taşınabilir – alınabilir risk olarak değerlendirdiği müşterilerin,risklilik derecelerine göre profillerinin oluşturulmasıdır. Zira Bankaların gerek yıllık bütçe öngürleri ve gerekse konjonktürdeki hareketliliklere göre alacakları;

Kredi Portföy Yönetiminin Temel Amaçları

  • Fiyatlama uygulamalarındaki farklılıklar,
  • Teminat seçimlerindeki farklılıklar,
  • Farklı kredi ürünlerinin, farklı müşterilere kullandırımları konusundaki prensipleri,
  • Kredi vadelerinin uzunluğu konusundaki farklılaşabilecek uygulamalar, Gibi temel kararlardaki en önemli başvuru kaynakları, kredi portföyünün risklilik analizine dayalı profili olacaktır. Ve hatta, Bankaların kredi portföylerinin risklilik analizi profillerinin optimizasyonu, o bankanın kendi değerliliğini dahi etkileme gücüne sahip olarak kullanılan yaygın bir referans kaynağı da olduğunu da dikkate almak gerekecektir.

Kredilerin amaçlarına ve finansal ihtiyaç türlerine göre dağılımı,

Bankalar kredi talep eden müşterilerinin mali analizlerini yaparken, talep edilen kredinin firmaların faaliyet döngüleri ( bireylerin harcama kalıpları ) içinde neyin – ne amaçla ve nasıl finanse edilmesi gerektiğini de analiz ederler. Bunun ardından, talep edilen kredinin hangi zaman dilimi içinde – hangi kaynaklardan sağlanacak gelirlerle ödenebileceği de belirlenmelidir ki, kredi kararları sağlıklı bir şekilde verilebilsin. Zira talep edilen kredinin hangi finansal amaca hizmet edeceği hususu; Bankanın kredi politikaları gereğince, kredi talebinin kabul ya da red edilme nedeni olabileceği gibi, kabul edilecek olsa dahi, o kredinin teminatı – fiyatı – vadesi – ödeme koşulları gibi temel konularını da belirleyecektir. İşletmelerin finansman ihtiyaçları ve kredinin amaçları çok daha alt gerekçelere ayrılabilir olsa da, temel olarak; işletme sermayesi ihtiyacı – büyüme potansiyelinin finansmanı – yatırım projelerinin finansmanı – özkaynak eksikliğini giderme ihtiyaçları – zarar finansmanı vb çeşitlenebilecektir. ( Bireysel kredilerde; günlük yaşamsal tüketim ihtiyaçları – blok ödeme gerektiren mal ve hizmet alım ihtiyaçları – araç ya da konut alım finansmanı gibi ) Bu konular her kredi talep eden müşteri bazında tek tek değerlendirilir ve kredi kararlarında bir parametre olarak kullanılır olsa da; Bankanın bütünlüğü bazındaki risk profilini izlemek adına önemli bir başvuru kaynağı olacaktır. Bankanın kredi portföylerinin, kredilerim amaçlarına göre dağılım profilini görmek ve gerekli durumlarda bu profilin dengelerini değiştirmek, Banka yönetiminin en önemli fonksiyonlarından birisi olacaktır. Portföyün Duyarlılık Alanlarına uygulanan Senaryo Analizleri Firmaların kredi taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde yapılan analizlerden birisi de; incelenen firmaların hassas yönlerinin belirlenmesi ve duyarlılık analizlerinin yapılmasıdır. Bu çalışma; firmaların olası gelişmeler karşısında yaşayacağı muhtemel sorunların belirlenmesinden ibarettir. Bu analizlerle; firmaların “ yumuşak karınları “ nın belirlenmesine ve kredi geri dönüşlerinde “ olası bir sorunun hangi alanlardan kaynaklanabileceğine “ dair sonuçlara ulaşılması hedeflenir. Zira bir çok mali ve ekonomik neden, tüm işletmelerde aynı ya da benzer sonuçları yaratmayabilecektir. Firmaların gerek sektörel ve gerekse kendi özgün koşulları nedeniyle, aynı nedenlerden farklı etkilenmeleri son derece doğal olacaktır. İşte tek tek firmaların değerlendirilmesi sürecinde belirlenmeye çalışılan hassas konular ve firmanın duyarlılık alanları kodlanarak, Banka genelinde tüm kredi portföyünün duyarlılık alanlarına göre irdelenmesi önemli bir çalışma olacaktır. Risk Yöneticileri, bu duyarlılık alanlarına göre uyarlanacak Senaryo Analizleri ile, Bankanın kredi portföyünde yaşanması muhtemel kayıpları belirlemeye çalışacak ve risk emniyetini tesis etmek için gerekli önlemleri almaya çalışacaklardır.

Portföyün duyarlılık alanlarına uyarlanacak olan senaryo analizleri de, ekonomik konjonktürün olası beklentilerine uygun olarak belirlenerek, kredi portföyünün geri dönüş emniyeti ve olası sorunlar için portföy bazında erken uyarı mekanizmaları çalıştırılmışolabilecektir. Tek tek firmalar için belirlenecek olan ve portföyün genelinin irdelenmesi için kodlanarak portföyün duyarlılık profilini çıkartmaya yarayacak Duyarlılık alanları genel olarak aşağıdaki fasıllarda izlenebilecek ve Banka özelinde daha da alt detaylara ayrılabilecektir.

  • Kur /Parite riski,
  • Faiz Riski,
  • Likidite Riski,
  • Yönetişim riski,
  • Pazar riski,
  • Mal temin riski,
  • Maliyet & fiyatlama riski,
  • Temerrüde düşme riski, Portföyün, ekonomik faaliyetler ve sektörel dağılım bazında yönetimi Bankaların, kredi portföylerinin ekonomik faaliyetlere göre ve müşterilerinin faaliyet gösterdikleri sektörlere göre dengeli dağılımını gözetme ihtiyaçları vardır. Gerek bölgesel bazda ve gerekse ülke genelindeki ekonomik faaliyetlerin dağılımına uygun bir kredi portföyü oluşturulması bir referans noktası olabilecektir. Ancak Bankaların birbirlerinden farklı uyguladıkları kredi politikaları sonucunda, farklı sektörlere farklı yaklaşımlar sergilemeleri ve sektörlere özgü kredili & kredisiz ürünler geliştirerek, birbirlerinden farklı sektörlere ağırlık vermeleri doğal kabul edilmelidir. Sektörlerin ve faaliyet alanlarının GSMH nın oluşumuna katkıları farklı oranlardadır. GSMH nın oluşumuna yüksek katkı sağlayan sektörlerin, bu orana uyumlu bir şekilde finans imkanlarındna faydalanması gerekeceğini öngörmek yanlış olmayacaktır. Ancak gerek finans kesiminin sektörel faaliyet döngülerine uygun finansal ürünler geliştirmede yeterince etkin olamaması ve gerekse Bankaların birbirlerinden farklı sektörel öncelikler belirlemeleri nedeniyle; ekonomik faaliyetlerin büyüklüklerine uyumlu bir şekilde finans imkanlarından pay alamamaları sonucu doğabilmektedir.

Bankalar kredi portföylerinin ekonomik faaliyetlere göre dengeli dağılımını gözetmeleri için değişik bakış açıları geliştirmeleri gerekir. Örneğin;

Ancak gerek her bir Şube bazında , Bölge bazında ve nihayetinde Banka bazında olmak üzere ; kredi portföylerinin bir bütün olarak yönetilmesi amacıyla , ayrıca ve başlı başına bir çalışma yapılması da gerekmektedir.
  • Faaliyet alanlarının GSMH nın oluşumuna katkılarına göre, tüm finans sektöründen ve münhasıran Bankanın kendi kredilerinden aldığı payların uyumlu ve dengeli olup olmadığı,
  • Bankanın kendi kredilerinin, sektörler bazındaki dağılımı ile finans sektörünün bütününün kredilerinin sektörler bazındaki dağılımının uyumluluğu,
  • Sektörlerin her birinin, finans kesiminden kullandığı kredilerin toplamının Banka bazındaki payının yeterliliği, Gibi değerlendirmelerin yapılması, Bankaların kredi performanslarının sektörel değerlendirmesine ışık tutacak ve gerekli durumlarda sektörel öncelikler belirlenmesi ve sektörlere özgü kredili & kredisiz ürünler geliştirilmesi ihtiyaçları gündeme gelebilecektir. Kredi portföyünün, kredi onay yetki birimlerine göre değerlendirilmesi Bankacılık Kanunu gereği Bankaların Kredi Onay mercileri Yönetim Kurulları tarafından belirlenerek, Kredi Komitesi’nin onayı ile; Genel Müdür ve verilen yetki seviyelerine diğer birimlere ( Genel Müdür Yardımcısı – Birim Müdürlükleri – Bölge Müdürlükleri – Şube Müdürlüğü gibi ) verilecek yetkiler çerçevesinde dağıtılır. Kredi açmaya yetkili birimler genellikle o birimde oluşturulacak komiteler aracılığı ile değerlendirme ve kredi tahsisi işlerişi yürütürler. Birimlere verilen kredi açma yetkileri genellikle hem tutar olarak bir limiti hem de belirli şartları içerecek şekilde belirlenmektedir. Hemen hemen tüm Bankalar, kredi açma yetkisi verdikleri birimlerine; kredi taleplerinin değerlendirilmesi – kredi değerliliği ölçme sistemleri ve kredi açma şartlarını da belirleyerek yetki verirler. Tüm bunların, Bankanın kurumsal kredi kültürünü oluşturması, kredi onay sistemlerinin objektif unsurlar içermesi ve müşterek bir risk nosyonu çerçevesinde düzenlenmesi esastır. Her ne kadar değerlendirme yöntemleri standardize edilmiş, koşul ve şartları Bankanın kurumsal kredi kültürünü yansıtıyor olsa dahi; her kredi onay yetkili birimin onayladığı kredilerin Bankanın genel eğilimlerini yansıttığı söylenemeyecektir. Kredilerin risk emniyetinin beklentileri karşılamaya yeterliliği ve geri dönüş sorunlarının minimize edilmesi ihtiyacı nedeniyle; Banka üst yönetimlerinin, Bankanın kredi portföyünün, kredi onay yetki mercilerine göre dağılımını gözetme ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu dağılımın ne ölçülerde dengeli olup-olmayacağı konusu ise; Bankanın kredilendirme süreçlerindeki merkeziyetçi ya da adem-i merkeziyetçi yaklaşımını yansıtacaktır. Bankalar ekonomik konjonktüre göre bu yaklaşımlarını revize etme ihtiyacı da duyabileceklerdir.

Risk Ölçümü ve Derecelendirme Altyapısı

Kredi Riskinin coğrafik bölgeler bazında yoğunlaşması

Bankaların yeni şube açma kararlarını; ekonomik aktivitelerin yeterliliği ve pazar payı sağlama imkanı olma durumlarına göre değerlendirerek, şubeleşme yatırımı yapma konusunda fayda & maliyet analizine göre verdikleri bilinmektedir. Dolaysıyla şube ağları bulunan gerek il ve ilçelerde ve gerekse coğrafik bölgeler bazında Pazar araştırması yapılmış – beklentiler ve hedefler konulmuş ve şubeleşmeye gidilmiştir. Belli bir lokasyondaki ( ilçe – il – bölge vs ) şube ya da şubelerin toplam kredi büyüklüklerinin ne kadar olduğu, bunun gelişim performansı vs önemli verilerdir. Ancak o lokasyonun potansiyeli ve rakiplerin Pazar payları ile karşılaştırmalı olarak yapılması gereken portföy değerlendirmesi yapılmadan, Şubelerin / Bankanın bölgesel etkinliğinin değerlendirmesi yapılması doğru olmayacaktır. İlçeler, iller ya da Bölgeler bazında Bankaların etkinlik değerlendirmelerini yapabilmeleri için, cografik lokasyonlarda oluşan;

  • Vergi tahakkuk ve tahsilat büyükükleri,
  • İthalat – ihracat ve dış ticaret bilgileri,
  • GSMH ya katkı payı ve bunu oluşturan ekonomik faaliyetlerin büyüklükleri,
  • Nüfus yoğunluğu ve şirketleşmeye dair veriler,
  • Milli gelirden aldığı pay ve kişi başı milli gelir bilgileri, Gibi temel ekonomik ve demografik bilgiler ışığında, yine aynı lokasyonların;
  • Toplam finans kesiminden aldığı kredi payı,
  • Bankanın toplam kredilerinden alınan pay,
  • Kullandırılan toplam kredi büyüklüğü içindeki Bankanın payı, Gibi temel değerlendirmelerin yapılması gerekecektir. Kredi portföyünün lokasyonlar bazında dağılımları ile sektörel dağılımları genellikle örtüşebileceği dikkate alınarak; kredi riski dağılımlarının hem etkinlik hem de risk yoğunlaşması bakış açısıyla değerlendirilmesi de doğal bir çalışma olacaktır.

Kredili ürün verimliliği yönetimi

Zira ancak derecelendirilmiş olan bir kredi portföyü, karlılık ve verimlilik optimizasyonu amacıyla yönetilmeye uygun bir altyapı oluşturabilecektir.

Bankaların, gerek müşteri segmentlerine ve gerekse sektörel özelliklere göre farklı finansal ihtiyaçlara özgü kredili ve kredisiz ürünler geliştirerek Pazar etkinliklerini geliştirme arayışları süreklilik arzeder. Bu ürünler, pazardaki rekabete ve konjonktürel gelişimlere göe oluşan Bankaların risk iştahlarına göre revize edilereketkinlik analizlerine tabi tutulurlar. Bu ürünlerin; karlılık, verimlilik ve geri ödenmeme analizlerinin periyodik olarak irdelenerek, Bankanın rekabet gücüne katkıları bakımından uygun bir optimizasyona göre etkinlikleri gözden geçirilmesi gerekmektedir. Kredi Portföyünün Müşteri Segmenti Yönetimi Bankalar, müşterilerine daha etkin hizmet vererek, pazarlama etkinliklerini arttırmak suretiyle rekabet avantajı yaratabilmek için müşterilerini çeşitli segmentlere ayırırlar. Farklı müşteri gruplarına yönelik olarak; dağıtım kanalları – hizmet birimleri – sunulacak kredili / kredisiz ürünlerin nitelik ve nicelikleri ile hizmet süreçlerin farklılaşması da doğaldır. Müşterilerini segmente eden Bankaların; büyüklük – karlılık – kredi geri dönüşleri – verimlilik gibi kriterleri göre segment yönetimi yapmaları da doğal bir ihtiyaçtır. Kredi Portföy Yönetimi çalışmalarının diğer unsurları Bankalar yukarıda belirtilen parametreler dışında daha bir çok konularda kredi portföylerini analiz ederek kredi çalışmalarına yön verirler. Bunlardan bazıları;

  • Likidite rasyolarını uygun seviyelerde oluşturabilmek için, kredi portföyünün vadeler bazında yönetimi,

Sektörel, Coğrafi ve Ürün Bazlı Dağılım

  • Kur riski ve YP pozisyon denkesini sağlayabilmek için kredilerin YTL / YP dağılımını,
  • Sermaye yeterlilik rasyosunu gözetebilmek amacıyla, kredi türü & teminat dengesinin oluşturulması,
  • Olası kredi geri ödeme aksaklıkları karşısında, nakte çevrilerek kredi alacaklarının tahsilini sağlamak için alınmış olan teminat türlerinin dağılımını,
  • Bankanın kredi risklerinin ( YP ve YTL ya da nakit ve gayrinakit ) türler bazında dağılımı, Şeklinde sayılabilecektir.

M.Cengiz GÖĞEBAKAN
T.Halk Bankası
Genel Müdür Yardımcısı
Kredi Politikaları Grubu

İlgili Danışmanlık Hizmeti

Kredi portföyünün risk grubu, sektör, bölge, ürün ve müşteri segmenti bazında ölçülmesi ve izlenmesi için kredi risk yönetimi danışmanlığı ve skorlama sistemleri.

Kredi portföy yönetimi nedir Nedir? Kısa Yanıt

Kredi portföy yönetimi, bankanın kredi müşterilerini yalnızca tek tek değil; toplam risk, getiri, sektör, coğrafya, vade, para birimi, ürün, teminat ve müşteri segmenti bazında birlikte yönetmesidir. Amaç, risk yoğunlaşmalarını erken görmek, fiyatlama ve sermaye kullanımını iyileştirmek, senaryo analizleriyle olası kayıpları ölçmek ve portföyü bankanın kredi politikasıyla uyumlu tutmaktır.

Temel Çıkarımlar

  • Tekil kredi analizi ile toplam portföy analizi birbirini tamamlayan iki ayrı yönetim düzeyidir.
  • Derecelendirilmiş ve veri kalitesi yüksek bir portföy etkin yönetimin temel altyapısını oluşturur.
  • Risk-getiri, teminat, vade ve fiyatlama kararları portföyün risklilik profiliyle birlikte değerlendirilmelidir.
  • Sektör, bölge, müşteri segmenti ve ürün bazındaki yoğunlaşmalar senaryo analizleriyle izlenmelidir.
  • Kredi pazarlama, değerlendirme, tahsis ve izleme fonksiyonlarının ortak kredi politikası altında koordinasyonu gerekir.

Bu Yazı Kimler İçin Önemli?

  • Banka kredi risk yönetimi ve portföy yönetimi ekipleri
  • Kredi tahsis, izleme ve pazarlama yöneticileri
  • Risk modelleme, MIS ve CRM altyapısı geliştiren uzmanlar
  • Sermaye yeterliliği ve yoğunlaşma riski alanında çalışan profesyoneller
  • Kurumsal kredi politikası oluşturan banka üst yönetimleri

Sık Sorulan Sorular

Kredi portföy yönetimi nedir?

Bir bankanın tüm kredi stokunu risk, getiri, sektör, bölge, ürün, vade, teminat ve müşteri segmenti gibi boyutlarda bütün olarak ölçmesi, izlemesi ve yönlendirmesidir.

Tekil kredi değerlendirmesi neden portföy yönetimi için yeterli değildir?

Her kredi ayrı ayrı sağlıklı görünse bile aynı sektör, bölge veya risk faktöründe yoğunlaşma toplam kaybı büyütebilir. Portföy yönetimi bu ortak bağımlılıkları görünür kılar.

Kredi portföyünde hangi yoğunlaşmalar izlenmelidir?

Müşteri ve risk grubu, sektör, coğrafya, ürün, para birimi, vade, teminat, onay yetkisi ve müşteri segmenti yoğunlaşmaları izlenebilir.

MIS ve CRM kredi portföy yönetiminde neden önemlidir?

Müşteri ve kredi verilerini ilişkilendirerek ölçülebilir bilgiye dönüştürür; risk sınıfları, eğilimler ve erken uyarı göstergeleri hakkında karar desteği sağlar.

Kredi portföyü senaryo analizinde hangi riskler kullanılabilir?

Kur, faiz, likidite, pazar, tedarik, maliyet ve fiyatlama, yönetişim ile temerrüt riskleri portföyün yapısına göre senaryolaştırılabilir.

Finansal yeniden yapılandırma uzmanı M. Cengiz Göğebakan

Mehmet Cengiz GöğebakanKurumsal Finans Yönetimi Danışmanı

M. Cengiz Göğebakan; kurumsal finans yönetimi, kaynak kullanımı, nakit akışı, risk değerlendirme ve finansal sürdürülebilirlik alanlarında danışmanlık yapmaktadır. OPTİMUM Perspektif’te şirketlerin finansal karar süreçleri ve iş dünyasındaki güncel gelişmeler üzerine değerlendirmeler kaleme almaktadır.

Uzman profilini görüntüleyin

Yazar