Ana içeriğe atla

OPTİMUM Finansal Danışmanlık

Anadolu Yaklaşımı

Bu Yazıda Ne Anlatılıyor?

Anadolu Yaklaşımı nedir? KOBİ’lerin mali kesime olan borçlarının, işletmenin yeniden sürdürülebilir ve kredibil bir yapıya kavuşmasını hedefleyen bir çerçevede yeniden yapılandırılması yaklaşımıdır.

Bu tarihsel görüş metni; KOBİ segmentlerine göre farklılaştırılmış borç yapılandırma modellerini, yeni finansman ihtiyacını, yapılandırma sonrası kredibilitenin yeniden kazanılmasını ve başarılı bir uygulama için gerekli mali ve yönetsel koşulları ele almaktadır.

ANADOLU YAKLAŞIMI

14 EYLÜL 2006

Konu: Anadolu Yaklaşımı ile ilgili sorularınız hk. Kamuoyunda Anadolu Yaklaşımı olarak adlandırılan KOBİ lerin mali kesime olan borçlarının yapılandırmasını düzenleyen yasa taslağı ile ilgili olarak iletmiş olduğunuz sorularla ilgili görüşlerimiz özetle şöyledir. 1 – Genel Olarak : Ülkemiz ekonomisinde yaşanan ve en büyük kırılma noktasını oluşturan Şubat 2001 dönemini takiben izlenen para politikaları ile buna paralel geliştirilen maliye politikalarının yarattığı sonuçları daha da olumlu hale getirerek ekonomideki canlanmayı kalıcı bir yapılanma programına dönüştürebilmek için, bu süreci destekleyen finansal politikalarında geliştirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla uygulanabilir olan enstrumanlardan birisi de, şirket yapılandırmalarına uyumlu borç yapılandırmalarıdır. Sözkonusu borç yapılandırmalarının ; ekonomik politikalarla hedeflenen düşük enflasyonlu ekonomik yapıya uyumlu olarak, gerek işletme anlamında ve gerekse operasyonel anlamda karlılık ve verimlilik ilkelerini hedefleyen ve bunu sağlayabilecek olan firmalara uygulanması halinde daha etkin sonuç alınacağı düşünülmektedir. Şirket yapılandırması paralelinde borç yapılandırmasının da sağlanması halinde, rantabl bir şekilde ve kalıcı olarak ekonomiye kazandırılabilecek olan ve bu amaçla kendi üzerine düşen görevi yerine getirmekten kaçınmayacak sermayedar yapısına sahip olan şirketlerin yapılandırılması desteklenecektir. Borç yapılandırma düzenlemesini , sadece ekonomik kriz dönemlerinin olağanüstü uygulaması olarak geliştirmek yerine ; standartları geliştirilmiş finansal ürünlerden birisi olarak düzenleme ve gerekli şartları içeren her durumda uygulanabilecek bir enstruman olarak ele almak daha doğru olacaktır. Böylece, olağanüstü dönemlerin olağanüstü uygulamaları gibi; bazı taraflara önemli imkanlar sağlarken, kimine ise ciddi yükler gelmesinin de önüne geçilecektir.. 2 – Uygulama Alanı : Taslak mevzuattaki KOBİ tanımında işletmeler ;

  • Mikro Ölçekli İşletmeler,
  • Küçük Ölçekli İşletmeler,
  • Orta Ölçekli İşletmeler,

olarak segmente edilmektedir. Belirtilen 3 alt segmentin mali ve ekonomik özellikleri ile finansal dünyaları birbirlerinden önemli farklılıklar göstermekte olup, bunların finansal ihtiyaçları da birbirlerinden çok farklıdır. Bu durumda, KOBİ tanımının alt segmentleri için uygulanacak borç yapılandırma uygulamalarının da birbirinden farklılıklar içermesi gerekmektedir. Yapılandırma hazırlık ve karar süreçleri ile bunların zaman ve maliyet unsurları dikkate alındığında ;

  • Mikro ve Küçük Ölçekli işletmeler için basit ve sabit prototipler geliştirilmesi ve

bunların Bankaların münferit karar sistemleri içinde sonuçlandırılması gerekirken,

  • Orta Ölçekli İşletmeler için ise, düzenlenecek çerçeve anlaşmaları kapsamında,

firma özelliklerine gore belirlenecek, çok taraflı yapılandırma anlaşmaları
düzenlenmesi,

Etkin sonuç doğuracaktır. 3 – Uygulama Parametreleri :

  • Firmaların borçlarının yeniden yapılandırılarak ekonomiye kazandırılmaları

sürecinde, kısmen de olsa işletmeye yeni&ilave sermaye koymak
gerekebilmektedir. Firmaların ekonomiye yeniden kazandırılmaları için ek kredi

kullandırımı zorunlu olsa dahi, bu amaca yönelik ek kredilerin ; Kredi Garanti Fonu – Risk Sermayesi Kurumları – Kredi Sigor

  • ta kurumları vb. kamu otoritesi tarafından düzenlenen & teşvik edilen

organizasyonlar tarafından desteklenmesi sağlanmalıdır.

  • Ekonomiye yeniden kazandırılmak amacıyla borçları yapılandırılan şirketlerin kredi

borçları; uygulamada genellikle tümüyle tasfiye içeren bir ödeme planına tabi tutulmaktadır. Oysa ki, yapılandırma sonucunda sağlıklı bir mali yapıya sahip bir şirket olunabilmesi için desteklenen şirketlerin ; borçları döndürülebilir ve sonra da ödenebilir hale geldikten sonraki süreçte de, diğer finansörler tarafından da kredibil olarak değerlendirilinceye kadar özellikle yapılandıran finansal kuruluş tarafından desteklenmeye ihtiyacı olmaktadır. Özellikle yasal takip sürecinde borçların yapılandırılması uygulamasında, diğer finansörlerin şirketleri desteklemekten imtina ettiği dikkate alındığında; yapılandıran kuruluşların yapılandırdıkları şirketlerin olumlu gelişmeleri paralelinde, farklı finansal ihtiyaçlarını da gidermeleri elzem olmaktadır. Nitekim borçları yapılandırılmış ve başarılı sonuçlar almış olan birçok şirketin, piyasa kredileri de dahil olmak üzere hiçbir finansal kuruluştan destek alamadığı görülmektedir. Bu durumdaki şirketlerin, finansal maliyeti oldukça ağır koşullarda kaynak temin ettiği ve bu nedenle olması gerekenden daha az rantabl olarak faaliyetlerde bulundukları görülmektedir. Bu durum ise, mali ve idari yapılanmanın temel hedeflerine ulaşmayı güçleştirmektedir. Bu amaçla; Borç yapılandırması suretiyle firmaların mali yapılarının sağlıklı bir hale gelmesi sürecinin uygun bir aşamasında ; taksitlendirilen borç tasfiye sürecinin durdurulması ve firmanın kredibilite kazanmasını takiben, yeniden kredilendirilebilmesini temin edebilmek için gerekli yasal altyapının oluşturulması, Gibi borç yapılandırma süreçlerinin başarılı sonuçlar almasını düzenleyen uygulamalar geliştirilmesi uygun olacaktır.

  • Mali açıdan sorunlu hale gelmiş olan işletmelerin, finansal kesim tarafından borçlarının

yapılandırması, borçlarının ödenebilir ve döndürülebilir hale gelme sürecinde finansal destek vermeye devam edilmesi için ;

  • İşletmenin karlılık ve verimlilik analizleri yapılarak, rantabl bir kuruluş haline

gelebileceğinin öngörülmesi,

  • Bu süreci yönetecek olan sermayedar yapısının, gerekli idari ve mali önlemleri

alacak potansiyel yeterlilik ve istekte olması, bu amaçla işletme dışı olan ve gelir

getirici özelliği yeterli olmayan varlıkların satılarak borç azaltıcı önlemlerin
alınmasının temin ve teşvik edilmesi,

  • Sermayedarlar tarafından , borç yapılandırmasının başarıya ulaşabilmesi için

genellikle bir idari ve organizasyonel yapılanmaya ihtiyaç olduğunun farkında
olunması ve bunları gerçekleştirmeleri

  • Hem alacaklıların hemde borçluların, empati yaparak birbirlerinin önceliklerini

anlayabilmeleri ve eylem planı beraberce belirlenecek olan yapılandırma sürecinde
aynı hedefe odaklanmaları,

gibi koşulların oluşması yeterli ve gerekli olacaktır. Bu gerekliliklerin oluşturulamaması durumunda ise borç yapılandırma çalışmalarının doğru sonuçlar üretmesi ihtimali azalacaktır Bilgilerinizi rica ederim Saygılarımla M.Cengiz GÖĞEBAKAN T.Halk Bankası A.Ş Risk Tasfiye Genel Müdür Yardımcısı

Borç yapılandırması, yalnızca kriz dönemlerine özgü olağanüstü bir uygulama değil; standartları geliştirilmiş bir finansal araç olarak ele alınmalıdır.
M. Cengiz GöğebakanKurumsal Finans Uzmanı

İlgili Danışmanlık Hizmeti

KOBİ borçlarının sürdürülebilir ödeme planı, nakit akışı ve operasyonel iyileşmeyle birlikte ele alınması için finansal yeniden yapılandırma danışmanlığı.

Anadolu Yaklaşımı Nedir? Kısa Yanıt

Anadolu Yaklaşımı, mali sıkıntı yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürebilme potansiyeli bulunan KOBİ’lerin finansal kuruluşlara olan borçlarını yeniden yapılandırmayı amaçlayan tarihsel bir çerçevedir. Yaklaşım yalnızca vade uzatımına değil; işletmenin kârlılık ve verimlilik kapasitesine, sermayedar katkısına, yeni finansman ihtiyacına ve kredibilitenin yeniden kazanılmasına birlikte odaklanır.

Temel Çıkarımlar

  • KOBİ borç yapılandırmaları mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin farklı ihtiyaçlarına göre tasarlanmalıdır.
  • Yapılandırmanın başarısı yalnızca ödeme takvimine değil, işletmenin kârlılık ve verimlilik kapasitesine bağlıdır.
  • Bazı işletmelerde ilave sermaye veya yeni kredi desteği yeniden kazanım sürecinin zorunlu parçası olabilir.
  • Sermayedarların idari, mali ve organizasyonel önlemleri almaya istekli ve yeterli olması gerekir.
  • Alacaklılarla borçluların ortak hedefe odaklanması ve yapılandırma sonrası finansmana erişimin gözetilmesi önemlidir.

Bu Yazı Kimler İçin Önemli?

  • Finansal sıkıntı yaşayan KOBİ sahipleri ve yöneticileri
  • Banka kredi tahsis, izleme ve sorunlu alacak ekipleri
  • Finansal yeniden yapılandırma uzmanları
  • KOBİ finansmanı ve kredi politikaları alanında çalışan profesyoneller
  • Nakit akışı ve borç servis kapasitesini iyileştirmek isteyen şirketler

Sık Sorulan Sorular

Anadolu Yaklaşımı nedir?

Mali sıkıntı yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürebilme potansiyeli bulunan KOBİ’lerin finansal kuruluşlara olan borçlarını yeniden yapılandırmayı amaçlayan tarihsel bir düzenleme yaklaşımıdır.

Anadolu Yaklaşımı hangi işletmeleri hedefler?

KOBİ tanımı içindeki mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri hedefler; kaynak metin bu alt segmentlerin mali özellikleri ve finansman ihtiyaçları farklı olduğu için ayrı uygulama modelleri gerektirdiğini vurgular.

Borç yapılandırması tek başına yeterli midir?

Her zaman değildir. İşletmenin kârlılık ve verimlilik potansiyeli, sermayedar katkısı, yönetsel önlemler, gerektiğinde yeni finansman ve yapılandırma sonrası kredibilite birlikte ele alınmalıdır.

Yapılandırılan KOBİ’ye yeni kredi verilebilir mi?

Kaynak metin, ekonomik olarak yaşatılabilir işletmelerde ek finansmanın gerekli olabileceğini ve bu desteğin uygun güvence mekanizmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtir.

Başarılı bir KOBİ borç yapılandırmasının temel koşulları nelerdir?

İşletmenin yeniden rantabl hale gelebilmesi, sermayedarın gerekli mali ve yönetsel önlemleri alması, borç azaltıcı adımların uygulanması ve alacaklılarla borçluların ortak bir eylem planına odaklanması temel koşullardır.

Yazar

  • Finansal yeniden yapılandırma uzmanı M. Cengiz Göğebakan

    M. Cengiz Göğebakan; kurumsal finans yönetimi, şirketlerin finansal karar süreçleri, kaynak kullanımı, nakit akışı yönetimi ve finansal sürdürülebilirlik alanlarında danışmanlık yapan bir kurumsal finans yönetimi danışmanıdır. OPTİMUM Perspektif’te şirketlerin finansal yönetim, stratejik karar alma, risk değerlendirme ve iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler kaleme almaktadır.LinkedIn



Yazar: Mehmet Cengiz Göğebakan
M. Cengiz Göğebakan; kurumsal finans yönetimi, şirketlerin finansal karar süreçleri, kaynak kullanımı, nakit akışı yönetimi ve finansal sürdürülebilirlik alanlarında danışmanlık yapan bir kurumsal finans yönetimi danışmanıdır. OPTİMUM Perspektif’te şirketlerin finansal yönetim, stratejik karar alma, risk değerlendirme ve iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler kaleme almaktadır.LinkedIn