Ana içeriğe atla

OPTİMUM Finansal Danışmanlık

İşletme Kredilerinin Yeniden Yapılandırılması

Bu Yazıda Ne Anlatılıyor?

İşletme kredilerinin yeniden yapılandırılması, kredi vadelerinin işletmenin gerçek nakit akışı ve gelir dönemleriyle yeniden uyumlu hâle getirilmesini amaçlayan kapsamlı bir finansal iyileştirme uygulamasıdır.

Bu yazı; geçici likidite sıkıntısı yaşayan işletmelerde erken müdahalenin, ilave finansmanın, verimsiz varlıkların nakde çevrilmesinin, düşük kârlı faaliyetlerin gözden geçirilmesinin ve birden fazla alacaklının eşgüdüm içinde hareket etmesinin önemini açıklamaktadır.

İŞLETME KREDİLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

Banka ve diğer finansal kurumlardan kredi kullanan gerçek ve tüzel kişilerin kullandıkları kredilerin vadelerinin ve geri ödeme tarihlerinin nakit akışlarına uygun olarak belirlenmesi çok önemlidir. Çünkü krediyi kullanan firmaların kredibilitesi ile kullanılan kredilerin geri ödeme takvimlerine göre borç geri ödeme gücünün (likidite imkânı) birbirinden ayrı kavramlar olarak değerlendirilmesi gerekir. Kredi kullanımlarında nakit akışlarını göz önünde bulundurmaları işletmelerin sürekliliği için hayati öneme sahiptir. Bu amaçla işletmeler, finansman teknikleri ile nakit akışlarının uyumunu gözetmek ve likidite yönetimini buna göre yapmak durumundadır.

Kredinin vadesi ve geri ödeme tarihleri, işletmenin gerçek nakit akışı ve gelir edinme dönemleriyle uyumlu olmalıdır.

Kredi değerliliğinde önemli bir sorun olmayan, faaliyetlerine devam eden ancak yaşadıkları geçici likidite sıkıntısı nedeniyle kredi geri ödemelerini zamanında yapamayan veya yapamayacağı önceden belli olan kredi borçlularının, ödeme vadelerinin nakit akışlarına uygun olacak şekilde temdit edilmesi veya yeniden yapılandırılması kredi süreçlerinde vazgeçilmez uygulamalardandır. Aksine uygulamalar, nakit akışlarında telafi edilebilir aksaklıkları olup da bunun tedavisi için imkân verilmeyen işletmelerin yaşamsal mali sorunlarla boğuşmalarına kapı açmak olacaktır. Kredi geri ödeme vadeleri firmanın nakit akışına uyumlu olarak belirlenmiş olan işletmelerde dahi, zaman zaman kredi kullandırımından sonra çeşitli sebeplerle firmaların önceden belirlenen vadelerde kredi geri ödemelerini gerçekleştirememesi de söz konusu olabilmektedir. Bu durum, işletme yöneticilerinin elinde olmayan ekonomik sebeplerden —maliyetlerdeki aşırı artışları satış fiyatlarına yansıtamama sorunu, pazar kaybı, ciro azalması, beklenmeyen giderler oluşması vb.— kaynaklanabildiği gibi, zaman zaman da alacakların tahsilat sorunu yaşanması, finansmanı sağlanmadan yeni sipariş alınması, finansörlerin yönetilememesi gibi ticari hayatın olağan riskleri veya yönetim riskleri gibi anlaşılabilir sorunlardan da kaynaklanabilmektedir. Yaşanan ekonomik gelişmeler veya ticari aksaklıklar nedeniyle kredi değerliliği olumsuz etkilenmiş olan işletmelerin kredilerinin yeniden yapılandırılmasındaki temel amaç, borç geri ödeme gücünü artırmaktır. Mali durum sağlığı bozulan işletmelerin mali sağlığına kavuşmaları için kredi ödemelerini yapılandırmak suretiyle sağlık kazandırmak ve borç geri ödeme imkânına kavuşmalarını sağlamak tüm tarafların —banka, işletme sahibi, çalışanlar, ticari piyasalar, istihdam ve vergi yönüyle kamu kurumları vb.— faydasına olacaktır.

Aksi hâlde kredi borçlusu firma kredi geri ödemelerini zamanında yapmadığı için temerrüde düşecek ve kredinin tahsili için yasal işlemlere başlanacaktır. Yasal takibe başlanması ile birlikte borçluya yeni maliyetler yansıtılacak —icra masrafları, vekâlet ücreti vb.—, firmadan alacaklı olan diğer kreditör ve piyasa alacaklılarının da benzer işlemleri yapmasıyla borç daha da ödenemez duruma gelecektir. Yeniden yapılandırma işlemlerinde;

  • Kredileri yeniden yapılandırılan işletmelere yapılandırma öncesinde veya yapılandırma dönemi içinde gerektiğinde ve gerektiği kadar ilave kredi kullandırılması,
  • İşletmede kullanılmayan, gelir getirici yönü yetersiz varlıkların nakde çevrilerek borç azaltılmasında kullanılması,
  • Gerektiği zaman bazı iştirak ve faaliyetlerden çıkılması, büyük işletme sermayesi gerekmesine rağmen kârlılığı düşük olan faaliyetlerin bırakılması ya da küçülmeye gidilmesi gibi köklü ve işletmeye nakit veya fon aktarımına yönelik işlemlerin planlanması gerekecektir.
Başarılı bir yapılandırma yalnızca borç vadesini değiştirmez; işletmenin nakit üretmesini sağlayacak ilave finansman, varlık ve faaliyet kararlarını da kapsar.

Kredi yapılandırma uygulamalarında en önemli ihtiyaçlardan birisi ise aynı firmadan alacaklı olan banka ve finans kuruluşları ile gerekirse büyük alacaklı tedarikçilerini de kapsayacak şekilde, birlikte iş yapma kültürünün gelişmesini sağlayacak bir mekanizmadır. Zira birden fazla alacaklının firmanın yükümlülüklerini birlikte yapılandıramamaları hâlinde, tek tek alacaklı bankaların yaptıkları hiçbir işlemin anlamlı bir sonucu olamayacaktır. Bankacılık Kanunu’nun ve bu kanun kapsamında yayımlanan tamamlayıcı mevzuatın da bu amaca dönük düzenlemeleri içermesi, pratikte sektörümüzde uzun yıllardır uygulanan bu tür yapılandırmaların hukuksal altyapısını güçlendirecek ve yaygın kullanımına ortam sağlayabilecektir.

Yapılandırma uygulaması hakkında maalesef yasal düzenlemeler oldukça sınırlı olup, yasal merciler nezdinde tereddütlü sonuçlar üretecek şekilde yanlış anlaşılmalara da açıktır. Var olan düzenlemeler de yeniden yapılandırma uygulamasının negatif sonuçlar yaratan bir uygulama gibi algılanmasına neden olabilmektedir.

Bankacılık Kanunu’nda kredilerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemesi, sektörümüzde uygulanan yapılandırmaların Karşılıklar Yönetmeliği’nin tali ve geçici maddelerine istinaden yapılıyor olması, hakkında yasal takibe geçilmeden önceki dönemde yapılandırmaya ihtiyaç duyan işletmelerin ihtiyaçlarının giderilmesinde hukuki altyapı eksikliklerine neden olmaktadır. Zira Bankacılık Kanunu ile ilgili düzenlemelerden olan Karşılıklar Yönetmeliği’nde tasfiye olunacak alacaklar hesabında izlenen kredilerin yeniden yapılandırılması ile ilgili düzenlemeler yer almakta iken, canlı kredilerin yapılandırılmasına yönelik düzenleme eksikliği açıkça hissedilmektedir. İşletmelerin kredi borçlarının yapılandırılması uygulamasının işletmelere sağlanan bir imtiyaz, ayrıcalık veya olumsuz bir gelişme gibi algılanmasına yönelik düzenlemeler, mali sağlığı bozulan işletmelerin borç ödeme güçlerine yeniden kavuşmalarını sağlayabilecek yapılandırma imkânlarına rahatça erişememelerinin önündeki engellerden bazılarıdır.

Birden fazla alacaklının bulunduğu yapılandırmalarda kalıcı sonuç, bankaların ve gerektiğinde büyük tedarikçilerin ortak bir mekanizma içinde hareket etmesiyle sağlanabilir.

Kredi geri ödeme vadelerini firmaların nakit akışlarına ve gelir edinme dönemlerine uygun şekilde yeniden düzenleyerek borç ödeme gücü kazanmalarını sağlayan yapılandırma uygulamaları, firmaların mali sağlığına kavuşmalarını sağladığı sürece teşvik edilmesi ve kolaylıklar sağlanması gereken uygulamalardır.

M. Cengiz Göğebakan
Kurumsal Finans Uzmanı
18 Mart 2016 — DÜNYA Gazetesi, s. 13

İlgili Danışmanlık Hizmetleri

Şirketlerin kredi vadeleri, nakit akışları, ödeme kapasitesi ve alacaklılarla yürütülecek ortak planın hazırlanması için finansal yeniden yapılandırma danışmanlığı sürecin mali ve uygulama çerçevesini güçlendirir.

Likidite, faaliyet kârlılığı, işletme sermayesi, maliyetler ve varlık verimliliğinin birlikte ele alınması gereken durumlarda operasyonel ve finansal dönüşüm danışmanlığı kapsamını inceleyebilirsiniz.

İşletme Kredilerinin Yeniden Yapılandırılması Nedir? Kısa Yanıt

İşletme kredilerinin yeniden yapılandırılması, kredi vadelerinin ve geri ödeme tarihlerinin işletmenin gerçekçi nakit akışı ile gelir dönemlerine uygun hâle getirilmesidir. Süreç yalnızca vadeyi uzatmakla sınırlı değildir; gerektiğinde ilave finansman, verimsiz varlıkların satışı, düşük kârlı faaliyetlerin küçültülmesi ve birden fazla alacaklının ortak plan içinde hareket etmesini de kapsar.

Temel Çıkarımlar

  • Kredibilite ile belirli tarihlerde ödeme yapabilmek için gerekli likidite birbirinden farklı kavramlardır.
  • Kredi vadeleri işletmenin nakit akışı ve gelir edinme dönemleriyle uyumlu kurulmalıdır.
  • Geçici likidite sıkıntısı yaşayan ancak faaliyetlerini sürdüren işletmelere erken müdahale edilmelidir.
  • Yapılandırma gerektiğinde ilave kredi, varlık satışı, faaliyetlerden çıkış veya küçülme kararlarını kapsayabilir.
  • Birden fazla alacaklının bulunduğu durumlarda ortak hareket edilmemesi yapılandırmanın etkinliğini azaltabilir.
  • Temerrüt ve yasal takip, işletmeye yeni maliyetler getirerek borcun ödenmesini daha da güçleştirebilir.
  • Temel amaç, işletmenin mali sağlığını ve borç ödeme gücünü yeniden kazanmasını sağlamaktır.

Bu Yazı Kimler İçin Önemli?

  • Geçici likidite sıkıntısı yaşayan işletme sahipleri ve üst yöneticiler
  • Kredi vadelerini şirketin nakit akışıyla uyumlu hâle getirmek isteyen finans yöneticileri
  • Banka kredi tahsis, izleme ve sorunlu alacak ekipleri
  • Birden fazla finans kuruluşuna borcu bulunan şirketler
  • Finansal yeniden yapılandırma ve dönüşüm danışmanları
  • Kredi riski, likidite ve işletme sermayesi yönetimi alanında çalışan profesyoneller

Sık Sorulan Sorular

İşletme kredilerinin yeniden yapılandırılması nedir?

Kredi vadelerinin ve geri ödeme tarihlerinin işletmenin gerçekçi nakit akışı, gelir dönemleri ve borç ödeme gücüyle yeniden uyumlu hâle getirilmesidir.

Kredibilite ile likidite arasındaki fark nedir?

Kredibilite işletmenin genel kredi değerliliğini ifade eder. Likidite ise belirli tarihlerde vadesi gelen kredi taksitlerini ödeyebilecek nakde sahip olma gücüdür.

Geçici likidite sıkıntısı yaşayan işletmenin kredisi yapılandırılabilir mi?

Faaliyetlerini sürdüren ve temel kredi değerliliğini koruyan bir işletmenin ödeme vadeleri, gerçekçi nakit akışına uygun biçimde temdit edilebilir veya yeniden yapılandırılabilir.

Yapılandırılan işletmeye ilave kredi verilebilir mi?

İşletmenin faaliyetlerini ve nakit yaratma kapasitesini sürdürebilmesi için ihtiyaç duyulması hâlinde, yapılandırma öncesinde veya yapılandırma döneminde gerektiği kadar ilave kredi planlanabilir.

Verimsiz varlıklar yapılandırma sürecinde nasıl değerlendirilir?

İşletmede kullanılmayan veya yeterli gelir üretmeyen varlıklar nakde çevrilebilir ve elde edilen kaynak borcun azaltılmasında kullanılabilir.

Birden fazla alacaklı neden birlikte hareket etmelidir?

Tek tek yapılan işlemler diğer alacaklıların farklı talepleri nedeniyle etkisiz kalabilir. Ortak hareket edilmesi, işletmenin bütün yükümlülüklerini gerçekçi bir ödeme planında birleştirmeye yardımcı olur.

Yasal takip işletmenin borç ödeme gücünü nasıl etkiler?

İcra masrafları, vekâlet ücretleri ve diğer alacaklıların benzer işlemleri borç yükünü artırabilir; işletmenin faaliyetini ve geri ödeme kapasitesini daha da zayıflatabilir.

Yazar

  • Finansal yeniden yapılandırma uzmanı M. Cengiz Göğebakan

    M. Cengiz Göğebakan; kurumsal finans yönetimi, şirketlerin finansal karar süreçleri, kaynak kullanımı, nakit akışı yönetimi ve finansal sürdürülebilirlik alanlarında danışmanlık yapan bir kurumsal finans yönetimi danışmanıdır. OPTİMUM Perspektif’te şirketlerin finansal yönetim, stratejik karar alma, risk değerlendirme ve iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler kaleme almaktadır.LinkedIn



Yazar: Mehmet Cengiz Göğebakan
M. Cengiz Göğebakan; kurumsal finans yönetimi, şirketlerin finansal karar süreçleri, kaynak kullanımı, nakit akışı yönetimi ve finansal sürdürülebilirlik alanlarında danışmanlık yapan bir kurumsal finans yönetimi danışmanıdır. OPTİMUM Perspektif’te şirketlerin finansal yönetim, stratejik karar alma, risk değerlendirme ve iş dünyasındaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler kaleme almaktadır.LinkedIn